Farilya İş Merkezi 8/50, Ufuk Üniversitesi Caddesi - Çukurambar 06510 - Ankara / Türkiye

Göz Kapak Hastalıkları ve Blefaroplasti

Entropion

Entropion” göz kapaklarının içe (göze doğru) dönmesidir. Gelişmiş ülkelerde entropion genellikle alt kapakta görülür. Ancak gelişmemiş ülkelerde ve tüm dünya genelinde üst kapakta daha sık olarak izlenir. Bunun nedeni milyonlarca insanı enfekte eden trahom hastalığıdır.

Entropion sınıflandırması

Involüsyonel (senil): Entropion genellikle yaşın ilerlemesi ile göz çevresindeki dokuların zayıflaması sonucu oluşur. Kapağı içe iten orbicularis oculi kası ile dışa çeken alt kapak retraktörleri arasındaki denge bozulması sonucu gelişir.

Sikatrisiyel: Göz kapağında ve/veya konjonktivasında travma, kimyasal yaralanma ve enfeksiyonlar sonucu gelişebilir. Stevens-Johnson sendromu, kimyasal yanıklar ve trahom bu gruptadır.

Konjenital: Cilt ve orbicularis kasında hipertrofi mevcuttur. Cilt ve orbicularisten elipsoid bir eksizyon yapılarak tedavi edilir.

Akut spastik: Primer olarak hemifasial spazm hastalığında, sekonder olarak oküler irritasyon yapan nedenlere bağlı gelişir.

Göz kapaklarının içe dönmesi ne gibi sorunlara yol açar?

Kornea yüzeyine temas eden kirpikler burada zedelenmeye ve keratite yol açarlar. Bu durum yani kornea harabiyeti görme kaybına neden olabilir. Hafif formlarında gözde batma, ağrı, sulanma ve çapaklanma gibi belirtiler görülebilir.

Entropionun tedavisi nasıl yapar?

Entropionun kalıcı tedavisi cerrahidir. Ameliyata kadar geçen süre içerisinde veya ameliyata uygun olmayan hastalarda korneanın korunması amacı ile suni gözyaşları ve kirpiklerin korneaya değmesini engellemek için kontakt lens tedavisi uygulanabilir. Yine geçici bir yöntem olarak alt göz kapağının yanağa bant ile yapıştırılması da kirpiklerin korneaya değmesini önlemek için uygulanabilir. Hemifasial spazmda botox enjeksiyonları yapılabilir.

Ektropion 

Göz kapaklarının öne ve dışarı  dönmesine ektropion adı verilir. Bu durumda göz kapakları göz küresi üzerini tam örtemez. Göz kapakları doğuştan veya sonradan dışa dönebilir. Sonradan ortaya çıkan olgularda genellikle ilerlemiş yaş nedeni ile kapak dokularında gevşeme söz konusudur. Ayrıca kapak kenarındaki bazı tümörler de ağırlık nedeni ile ektropiona yol açabilirler. Bunlara ilave olarak yüz felci veya kapak cildinde nedbe dokusu yaratacak travma ve enfeksiyonlar da ektropiona yol açabilirler.

Ektropion sınıflandırması

Involüsyonel (senil): Ciltte gevşeme, pretarsal orbicularis kasında zayıflık, medial ve lateral kantuslarda gevşeklik söz konusudur.

Sikatrisiyel: Göz kapağında skarlaşma neticesinde gelişir.

Konjenital: Blefarofimozis sendromunda görülür (ptozis, epikantüs inversus, ectropion, geniş interkantal mesafe).

Paralitik: Fasial sinir (7. Sinir) felcinde görülür.

Göz kapaklarının dışa dönmesi ne gibi problemlere yol açabilir?

Gözlerimizin iyi görebilmesi için gözün saydam tabakasının (kornea) sürekli olarak gözyaşı ile ıslatılması ve nemli tutulması gereklidir. Gözyaşının düzgün dağıtılması ise sağlıklı göz kapakları ile mümkündür. Göz kapaklarının dışa dönmesi durumunda düzgün gözyaşı dağılımı ve göz koruması gerçekleştirilemeyecektir. Bu durumda gözün saydam tabakasında hasar oluşabilir ve görme kalıcı olarak bozulabilir. Ayrıca gözyaşının göz yüzeyinden düzenli emilememesi nedeni ile gözyaşı gözden taşarak yanaklara doğru akabilir. Ektropion, bu tip fonksiyonel sorunlara ek olarak, kozmetik sorun da oluşturan bir hastalıktır. Göz ve göz kapakları yüzümüzde en çok dikkat çeken dokulardır ve bu dokulardaki şekil bozuklukları önemli oranda estetik kusur oluştururlar.

Sağ gözde senil (yaşa bağlı) ektropion (kapakta dışarı dönme)

Ektropion nasıl tedavi edilir?

Ektropionun tedavisi cerrahidir. Ameliyata kadar geçen süre içerisinde korneanın kurumaması için yapay gözyaşları ile antibiyotikli damlalar kullanılabilir. Altta yatan etkeni düzeltmeye yönelik olarak farklı cerrahi yöntemler seçilebilir. Örneğin kapağın dışa dönmesine neden olan problem cilt tümörü ise tümörün çıkarılması gerekir.  Ektropion kapak dokularında gevşeklik nedeni ile oluşmuşsa kapak sıkılaştırma ameliyatları tercih edilir. Kapaklar ciltteki büzüşme nedeni ile dışa dönmüş ise bu bölgenin temizlenmesi ve başka bir bölgeden cilt grefti alınarak yama yapılması ameliyatı gerekebilir. Ayrıca yüz felci nedeni ile ortaya çıkan ektropionlarda yüz felcinin kalıcı veya geçici olmasına bağlı olarak farklı cerrahi girişimler uygulanabilir.

Kozmetik bir sorun olarak ele alınırsa, ektropionun tedavisinin acil olmadığı düşünülebilir. Bununla birlikte kornea dokusunda hasara neden olması ve göz enfeksiyonlarına yatkınlık yaratması nedenleri ile bu hastalığın tedavisinin en kısa zamanda gerçekleştirilmesi gereklidir.

Ptozis

Ptozisin sebepleri nelerdir?

Üst göz kapağı normal şartlarda gözün saydam tabakası (kornea) ve renkli tabakasını (iris) yukarıdan 1-2 mm örtecek şekilde durur. Yani limbusun en fazla 2 mm altında durur. Göz kapağı normal yerinden daha aşağıda ise bu duruma ptozis (blefaroptozis) denir.

Ptozis doğuştan olabileceği gibi, sonradan da ortaya çıkabilir. Doğuştan olan ptozis genellikle göz kapağını kaldıran kasın düzgün gelişememesinden kaynaklanır. İleri yaşlarda ortaya çıkan ptozis ise genellikle yaşlılık nedeni ile göz kapağını kaldıran levator kasının incelerek kapaktan ayrılması sonucu oluşur. Levator kasını inerve eden sinir ile ilgili sorunlar, bazı kas hastalıkları, travma sonucu da ptozis ortaya çıkabilir. Göz ameliyatları  sırasında gözün açılması için takılan spekulumlar ve kapak insizyonu yapılan bazı ameliyatlardan sonra da ptoz görülebilir. Üst göz kapağı çevresine yapılan Botox® enjeksiyonlarından sonra da geçici ptozis gelişebilir.

 Sol üst göz kapağında kapiller hemanjioma bağlı ptozis

Ptozis sınıflandırması

Aponevrotik: İleri yaşlarda ortaya çıkan (involüsyonel-senil), blefaroşalozis ve göz ameliyatları sonrası görülen ptozis bu tiptendir.

Nörojenik: 3. sinir felci, Horner sendromu gibi etiyolojilere bağlı gelişir. 3. sinir felcinde gözde aşağı ve dışa kayma, göz hareketlerinde kısıtlılık, pitozis ve bazen midriasis gelişir. 3. Sinir felci yapan nedenler arasında diabetes mellitus, hipertansiyon ve intrakraniyal anevrizma sayılabilir. Horner sendromunun klasik triadı miozis, ptozis ve enoftalmustur.

Mekanik: Üst kapakta tümör, dermatoşalozis gibi hastalıklarda gelişir.

Miyojenik: Konjenital ve edinsel nedenlere bağlı olabilir. Konjenital ptozis, izole olabileceği gibi blefarofimozis sendromunun (ptozis, epikantüs inversus, ectropion, geniş interkantal mesafe) bir parçası olarak ta görülebilir. Edinsel nedenler arasında myasteni gravis, oküler miyopati (mitokondriyel), myotonik distrofi ve travma sayılabilir. Myasteni graviste nöromüsküler kavşakta asetilkolin reseptörlerine karşı antikor gelişir. Tanıda Tensilon testi kullanılır. Mitokondriyel miyopatiler anneden geçer. Mitokondriyel miyopatilerde retinitis pigmentosa, kalpte iletim bozuklukları gelişir.

Ptozis’de karşılaşılabilecek sorunlar

Ptozis doğuştan var ise veya hayatın ilk 10 yılı içerisinde ortaya çıkmışsa kalıcı görme kaybına yol açabilir. Hayatın ilk yıllarında görme azalmasına neden olan tüm hastalıklar göz tembelliğine yol açarlar. Bu nedenle, erken dönemde tedavileri gerekir. İleri yaşlarda ortaya çıkan kapak düşüklükleri ise göz bebeğini örtüyor ise görme kaybı, örtmüyor ise estetik kusur yaratırlar. Bu olgularda kalıcı görme kaybı beklenmez.

Ptozis nasıl tedavi edilir?

Ptozis tedavisi cerrahidir. Çocuk hastalarda göz tembelliği mevcut ise buna yönelik te  tedavi yapılmalıdır. Uygulanacak cerrahi tedavi yöntemi hastaya göre farklılık gösterebilir. Göz kapağını kaldıran kasın fonksiyonlarının iyi olması durumunda bu kasın güçlendirilmesi ameliyatı yapılır. Kas fonksiyonunun zayıf olduğu durumlarda ise kaşı kaldıran kasların gücünden yararlanılır. Bu olgularda, göz kapağı cilt altından kaşı kaldıran kasa asılır. Bu şekilde hasta kaşını kaldırarak göz kapağını kaldırabilir.

Ptozis ameliyatı ideal şartlarda lokal anestezi ile yapılır. Ameliyat sırasında hasta-doktor iletişimi ve kapak seviyesin kontrolü oldukça faydalıdır. Bununla birlikte, iletişim kurulamayan hastalar ile çocuk hastalarda lokal anestezi uygulamak mümkün olmayacağı için genel anestezi kullanılır. Ameliyat yaklaşık 30-50 dakika sürer.

Göz kapağının kapanamadığı, göz hareketlerinin olmadığı, kalıcı çift görme oluşabilecek olgularda ptozis ameliyatı yapılmayabilir. 

Ptozis ameliyatından sonra ne gibi problemler ile karşılaşılabilir?

Ptozis ameliyatından sonra az düzeltme, aşırı düzeltme ve kapak şekil bozukluğu gibi nedenlerle ikinci bir cerrahi gerekebilir. Ayrıca göz kapağı pozisyonu iyi olsa da göz kuruluğu gelişebilir. Ameliyat sonrası dönemde aşağı bakış esnasında göz kapağı yukarıda kalabilir. Ptozis ameliyatından sonra karşılaşılacak diğer bir sorun ise uyku esnasında göz kapağının açık kalmasıdır. Tüm bu sorunlar nedeni ile ptozis cerrahisi geçiren hastaların ameliyattan sonra da periyodik kontrollerini yaptırmaları gerekir.

Göz Kapağı Estetiği (Bleforoplasti)

Göz kapaklarında yaşla görülen değişiklikler nelerdir?

Göz kapakları cilt, kas, tars ve konjonktiva tabakalarından oluşur.  Genetik faktörler, yaş ve güneş ışını gibi çevresel faktörlerin etkisi ile göz kapağı cildi ve kas dokusu elastikiyetini kaybeder ve gevşer. Bazı kişilerde sarkık göz kapakları ya da belirgin gözaltı torbaları aileseldir ve genç yaşlarda bile kendisini belli eder. Çoğu kişide ise yaşlanmayla beraber gelişen bir süreçtir. Bu değişiklikler sonucu daha derin planda olan yağ yastıkçıkları da öne fıtıklaşmaya başlar. Böylelikle göz kapaklarında sarkma ve torbalanmalar oluşur. Bunun sebebi bu yağ yastıkçıklarını yerinde tutan dokunun yaşla birlikte zayıflaması veya yağ dokusunun miktarının artması olabilir.

Blefaroplasti ameliyatı nedir? Nasıl yapılır?

Göz çevresinde bulunan fazla ve sarkan deri dokusu ile  deri altına fıtıklaşan yağ dokusunun kısmen çıkarılıp göz çevresinin sağlıklı ve estetik bir görünüme kavuşturulduğu ameliyatlara bleforoplasti ameliyatı denir.  Blefaroplasti ameliyatı ile göz kapağı derisindeki fazlalık alınır, kas tabakasında fazlalık varsa eksize edilir ve yağ torbalarının fıtıklaşan kısımları alınır veya yeri değiştirilir. 

Blefaroplasti sadece göz kapaklarına uygulanan lokal anestezi ve i.v. sedasyon (damardan sakinleştirici verilmesi) ile yapılabildiği gibi genel anestezi altında da gerçekleştirilebilir.  Sadece üst, sadece alt veya 4 göz kapağı aynı anda ameliyat edilebilir.

Üst göz kapağından çıkartılacak fazla deri ameliyat öncesi hasta ayakta iken işaretlenir. Kesi gözkapağının göz açıkken oluşan doğal kıvrımına denk gelecek şekilde planlanır. Alt göz kapağında ise kesi kirpiklerin 1-2 mm aşağısından geçecek şekilde ve derinin doğal kıvrımlarına denk gelecek şekilde yapılır. Göz kapağı derisinin fazla gevşek olmadığı bazı olgularda göz kapağı içinden yani konjonktivadan kesi yapılarak sadece yağ torbası çıkartılabilir.

Ameliyat tekniği standart değildir, mevcut soruna ve cerrahın tercihine göre farklı teknikler kullanılabilir. Ameliyat bitiminde kesiler absorbe olan ve/veya alınabilen dikişler yardımı ile kapatılır.